Alemevlilik

Alemevlilik

Ocak 19, 2011 0 Yazar: yagmur

 

Alemevlilik ilgili evlilik

Alem evlilik etmek için evlilik odaları aramakta, bizler sizlere alemin en kral evlilik ve en güvenli evlilik odasını sunmaktayız. Günümüzün alem ile alakalı tüm alem evlilik odaları sizlere daha iyi evlilik ortamı sunmak sizleri ve bilgilerinizi elde edemicek yerlerden uzak tutmak ve sizleri gayet sağlıklı bir şekilde evlilik etmeniz. ve arkadaş bulmanız için evlilik alem odalarını tekrar aktif ettik. Mobil evlilik sitesi gibi kelimeleri barındırarak daha kaliteli sunucu olmak için çalışmalarımız sürmektedir.

islami kızlar, dini evlilik, islami bayanlar, islami bay,

Alemevlilik Kaliteli alem evlilik ile birlikte aynı adlar üzerinde kullanıcılarımıza en iyi evlilik ortamı sunar. Alem evlilik platformu sizler katılma arzusu içinde evlilik ederek bir yandan radyo dinliyebilirsiniz. Katıldığınız günden itibaren, itibarında en ufak zedelenme olmadan alem evlilik kullanıcılarımıza hizmet vermekteyiz.

alem evlilik alem evlilik odaları alem mobil evlilik alem mobil evlilik alem evlilik alem evlilik odaları alemevlilik

aydın evlilik, aydın bayan, aydın evlilik sitesi, aydın bayan sitesi, aydın dul bayan arkadaşı, aydın arkadaşlık siteleri, aydın evlilik siteleri, evlilik bayan muhabbet, sohbet dul bayan arkadaş.

Ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum
ağaclar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski Istanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşamüstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun
belki Haziran’da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden
belki Yesilköy’de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki korsun kırılmışsın telaş içindesin
kötü rüzgar saçlarını götürüyor
ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin.
Atilla İlhan