Amasya Evlilik

Amasya Evlilik

Nisan 20, 2021 2 Yazar: yagmur

Amasya Evlilik

Amasya ilimizin ucretsiz ve yazılı evlilik sitesi birevlilik.net e hossgeldınız. Sitemiz Sadece Amasyalıları ve amasyadan olan ınsanları bir araya getirmek için olusuturulmus bir evlilik sitesidir.Sitemizde Amasyalılarla evlilik edebılır yada yurdusundakı amasyalı arkadaslarınızla evlilik keyfını cıkarabılırsınız. Amasya dan kendinize kız arkadas yada erkek arkadaş bulabılırsınız sıtemizde. Birevlilik Sizlere Bol Evliliktlerr Diler.

Amasya’nın Mitridates Krallığı Dönemi’ndeki adı “Amasseia” dır. Özellikle M. Ö. II. yüzyıldan itibaren darp edilen Amasya şehir sikkelerinde AMASSEİA ibaresi açıkça görülmektedir. Zaten coğrafyacı Strabon’da Amasya için Amaseia sözcüğünü kullanmaktadır.

olgun bayanım, Olgun bayan arkadaş arıyorum, olgun bayanlarla birlikte ol ayda 5000 tl kazanmak, olgun dul kadinlar, olgun bayan arkadaş, olgun bayan numaraları, olgun kadın numaraları

Amaseia sözcüğü, “Ana” anlamına gelen ve özellikle “Ana Tanrıça” yı kasteden ‘Ama’ ve onun çeşitlemesi olan ‘Mâ’ ibaresi ile bağlantılıdır. Bundan hareketle denilebilir ki Amaseia “Ana Tanrıça Mâ’nın şehri” anlamına gelmektedir.

Amasya (il merkezi)
Göynücek
Gümüşhacıköy
Hamamözü
Merzifon
Suluova
Taşova


Amasya Evlilik Siteları, Amasya Evlilik, Amasya Evlilik Siteleri, Bedava Amasya Evlilik Siteları,amasya bayan,
Amasya Evlilik Siteları, Amasya Evlilik, Amasya Evlilik Siteleri, Bedava Amasya Evlilik Siteları,amasya bayan,

olgun bayanım, Olgun bayan arkadaş arıyorum, olgun bayanlarla birlikte ol ayda 5000 tl kazanmak, olgun dul kadinlar, olgun bayan arkadaş, olgun bayan numaraları, olgun kadın numaraları

 

Hayat ne güzel…

Sıcacık simidin buğusu mutlu ediyor beni.

Kırmızı önlüklerimizle anaokulundan dönerken, evde beni bekleyen oyuncaklarımı düşlüyorum..

Ve annemin kurufasülyesini çıtır çıtır yanan sobanın yanında yemeyi.

Kardan adamı, burnundaki havucu ve hatta kömür gözlerini çok seviyorum.

Garajın çatısından aşağı uzanan buzları kırmayı…

Üşümesini ellerimin, ayaklarımın su içinde kalmasını,

Kış günü bile çocukça koşturmaktan sırtımın sırılsıklam olmasını…

Kızaklarla mahalledeki arkadaşlarla çılgınca kaymayı özlğyorum…

Sonra baharı…

Yazı, güneşi, susamayı…

Temmuz’da öğlen güneşinde kavrulup kahverengi bir ton almayı 🙂

Hatice’yle çukura girip kırdığımız BMX’i hatırlamayı…

Gülmeyi..

Dizimin kabuk tutan yaralarını…

Hale’yle arabaların siboplarından gelen “fısss” sesini dinlemeyi…

Sahibi gelirken tabana kuvvet kaçmayı:)

Kayısı ağacının dallarına ev yapmayı,

Kirazdaki kırmızı boncuklu tırtılı…

Maçta kaleci olmayı, çelik-çomakta koşturmayı…

Bilyelerimi, gazoz kapağının içine çamur doldurup oynamayı…

Fener alayını, şivlilikte komşulardan şekerli leblebi toplamayı…

Oyun arkadaşımın sobada fıss diye erimesine ağlamayı..

Uçan balonumun ellerimden kayıp gitmesini belki de, onu öylece çaresizce izlerken bile, çocukça bir duyguyla daha güzel yerlere gidiyor olması duygusunun beni teselli ettiğini hatırlıyorum..

Çocukken, hayat tozpembe değil aslında…

Hayat hep olduğu gibi…

Biz sadece tercihlerimizi yaşıyoruz…

Oysa çocuk gözüyle bakabilsek hayata,

Hatanın da bir olasılık olduğunu kabullenebilsek…

Başarmanın, doğrulardan örülmüş bir çember olmadığını kabul edebilsek…

Çocukça bir hayat sürebilsek keşke…

İşte o zaman -di’li geçmiş zamanlara ihtiyaç duymazdık hiç…

Hilal Timur